21 Temmuz 2010

HİNDİSTAAN...!!!

Herkese kocaman merhaba
Bugün sizinle birlikte çok güzel bir yolculuğa çıkıyoruz. Dünde belirttiğim gibi bugün dinlerin ve renklerin ülkesi Hindistan’dayız.
Yolculuğumuza başlamadan önce bir şey belirtmek istiyorum. Dün ki yazım baharatlar ile ilgiliydi. Baharat kelimesi sanıldığının aksine Türkçe bir kelime değildir. Dilimize Hintçeden geçmiştir. Bharat olarak yazılan kelimenin aslı memleket demektir. Yani biz baharat derken aslında memleket diyoruz..

Hindistan benim hep orada olmak istediğim yerdir. Hani herkesin bir ülkesi vardır gidip görmek istediği. Kiminin Amerika’dır. Kiminin İtalya, İspanya, ya da Fransa.. Benim gitmek istediğim tek ülke ise Hindistan.. Bir gün gelecek ve ben bu hayalimi gerçekleştireceğim. Dua edin benim için.

Ha bu Hindistan aşkı nerden çıktı neden Hindistan derseniz, inanın ben de bilmiyorum. İlk Hintlilerle tanışmam 7 yaşındayken falan oldu yanılmıyorsam. Teyzemin eşi Arabistan’da çalışan bir emek işçisiydi ve gelirken orada çok yaygın olan hint filmleri kasetleri getirirdi. Mard diye bir film izlemiştik. Filmin sonunda herkes ağlıyordu. Bundan çok etkilenmiştim. Daha sonra rahmetli Barış Manço’nun 7den 77ye adlı programı içerisinde yer alan Dönence adlı kısmında Hindistan gezisine yer verilmişti. Barış abi her şeyi o kadar güzel anlatır ki etkilenmemek mümkün değil ve ben anlattıklarından ve gördüklerimden çok etkilendim. Sonra ne oldu işte orası bende kalsın….
Evet kemerlerinizi bağlayın Hindistan gezimiz başlıyor..

Hindistanın nerde olduğunu ekonomik şartlarını vs anlatmamı beklemeyin. Bunlar için Vikipedia’dan yararlanabilirisiniz. 

Öncelikle Hindistan bir dinler ülkesi. Hinduizm, Hıristiyanlık, Müslümanlık, Budizm, sikh dini ve jainizm belli başlı yaşanılan dinler arasında yer almaktadır. Bu ülkede en yaygın dil ise Hintçe ve İngilizcedir. Bunun haricinde 400e yakın dil ve bir o kadar da lehçe bulunmaktadır. Hindistan’da bir kaos olduğunu düşüne bilirsiniz. Bu kadar din bu kadar dil. Bu insanlar nasıl anlaşıyorlar. Nasıl birbirlerini parçalamıyorlar. Yaşıyorlar işte. Birbirlerine karşı saygı duyarak yaşıyorlar. Birbirlerine karşı hoş görülü davranıyorlar. Ha hiç mi yok bir çıbanbaşı bu kadar çeşitliliğin içinde evet mutlaka vardır ama görüyorsunuz ya bizim ülkemizden daha az ses yükseliyor. 

Hindistan’da ulaşım şehir içinde genelde motorlu ve motorsuz rikşalar tarafından gerçekleşir. Motorlu rikşalara vikram da denilmektedir. Bunu dışında taksiler otobüsler trenler de her ülkede olduğu gibi hizmet vermektedir. Ha ama yolunuz düşer de Hindistan’a giderseniz. Rikşaya binin, hiç değilse fiyatta pazarlık yapma şansınız olur.

roti
puri

kulfi
Hindistan yemeklerinde başı curry basmati pirinç ve tavuk çekmektedir. Unlu besinler genelde roti olarak adlandırılır. Bizdeki ekmek anlayışı orada çok da yaygın değildir. Ekmek yerine çapati adı verilen tam kepekli un ile suyun hamur haline getirilip kalın tavada yağsız olarak pişirilmesiyle elde edilen bazlamaya çok benzeyen bir ekmek yenilir. Eğer aynı hamuru bol yağda kızartırsanız adı puri olur. Bizde ki adıyla pişi. Tandır ve biryani en çok tüketilen yiyecekler arasında gelir. Bizdeki tandır ve büryaniden farkı fazla baharatlı oluşundan kaynaklanır. Eğer yemek yanında bir şeyler içmek isterseniz lassi deneyebilirsiniz. Cacık kıvamında ayran denebilir. Ama uyarmalıyım şekerli yapılır. Raita ise tam olarak cacığın Hintli akrabasıdır. Tatlılara gelecek olursak, kulfi dondurma, barfi parfe, gajar halwa ise bildiğiniz helvadır sadece içine havuç da katılır. 
barfi

raita

gajar halwa
Çoook yakın bir arkadaşımdan aldığım bilgiye göre bazı tatlıcılarda tatlıların çevresi gümüş bir kâğıtla kaplıymış. Bunu sıyırmakla uğraşmanın saçmalık olduğunu söyleyen bu vatandaş kâğıtla birlikte ye gitsin diyor. Çünkü o kâğıt bildiğiniz dövülüp kâğıt inceliğine getirilen gümüştür. Sindirime zararlı bir etkisi olmadığından yut gitsin. 
 
Hint ve Türk kültürü birbirine aslında hiç de yabancı olmayan bir kültür. Çoğu adet ve kelimede bu benzerlikler göze çarpıyor. Örneğin misafirliğe eli boş gidilmez gelen misafir boş gönderilmez. Kız isteme ve görücü usulü onlarda da bizde olduğu gibi yaygındır. Kız istemeye giderken aracı olan kişi ve aile büyükleriyle gitmek saygı gereği yapılması gerekir. Tabi kız tarafına giderken hediyesiz gidilmez. Hindistanın kına gecelerini bilmeyen varmı? Hiç sanmıyorum. Hindistanda düğünler 4 gün sürüyormuş.

Turistler açısından Hindistan’ı cazip kılan özelliklerden biri de halkın çok renkli ve çok farklı kıyafetidir. İpek sâriler, parlak çoliler, renkli lehangalar ve geleneksel şalvar-kamez yüzyıllar boyunca birçok gezgini büyülemiştir. Sâri, bir tek kumaş olarak mevcut kıyafetler içinde en çok yönlü olanıdır. Kadınlar tarafından giyilen birçok geleneksel kıyafetten biridir ancak her nasılsa Hint kadının milli kıyafeti haline gelmiştir. Sâri, dikdörtgen şeklinde yaklaşık 3,5 x 4,5 metre boyutlarında bir kumaştır. Bu kumaşın stili, rengi ve dokusu değişkenlik gösterir ve keten ve ipek gibi çeşitli insan yapımı maddeden imal edilir. Herhangi bir ölçüye göre dikilmeyen sârinin eskimeyen bir güzelliği vardır. Her ölçüye uygundur. Çeşitli şekillerde giyilebilen bu harika kıyafet ayrıca giyiliş şekli, rengi ve dokusuyla giyen kişinin sosyal statüsü, mesleği, bölgesi ve dini hakkında bilgi verir. Sârinin altına giyilen dar ve kısa bluzun adı cholidir. Hindistan kadınlarının kullandığı diğer bir kıyafet şalvar-kamiezdir. Keşmir ve Pencab’da kullanılmaya başlayan bu rahat ve saygın kadın kıyafeti şimdilerde Hindistan’ın tüm bölgelerinde yaygındır. Şalvar bildiğimiz şalvar işte belden ve bileklerden sıkıca içeri çekilir. Kadınlar şalvarın üzerine kamez adı verilen uzun ve bol bir tunik giyerler. Hint kadınlarının çoğunluğu geleneksel kıyafetler giyiyorlarsa da, erkekler daha modern batı kıyafetleri içindedir. Gömlek ve pantolon tüm Hindistan’da giyilmektedir. Ancak köy erkekleri kendilerini kurta, lungi, dhoti ve pijama gibi geleneksel kıyafetler içinde daha rahat hissederler.

Hindistanda gidilmesi ve görülmesi gereken yerler ise şöyle:

New - Delhi, Hindistan’ın başkenti ve üçüncü büyük şehridir. Burası aslında Old - Delhi ve New - Delhi olarak iki parçadan oluşmuştur. Janpath diye bilinen cadde Yeni Delhie gelen her turistin mutlaka uğraması gereken bir yerdir. Burası çok zengin bir tekstil pazarıdır. Burada ağırlıkla Rajastan ve Gujarat işleri olmakla birlikte, Hindistanın hemen her yerinden gelen el işi ürünlerinin satıldığı yerdir. Janpatha aradığınızı bulamazsanız hemen yanındaki Palika Bazaar’a gidebilirsiniz. Red Fort: Bu kalenin Hint Dilindeki ismi Lal Qila (Lal=kırmızı, Qila=Kale) ismini kalenin yapıldığı taşların renginden almıştır. 1648 yılında Moğol imparatoru Şah Cihan tarafından yaptırılmıştır


Altın Tapınak:
Hindistanın önemli yerlerinden biridir. Sikh dinine mensup Hintlilerin hacı oldukları kutsal bir mekândır. İçeri girerken ayakkabıları çıkarmak ve başınızı örtmek mecburidir. Altın tapınakta yüksek sesle konuşmak yasak ama istediğiniz kadar meditasyon yapabilirsiniz. Altın tapınak Amristar bölgesinde yer almaktadır.

Varanasi: Ganj nehrinin kıyısına yerleşmiş, hindistanın en kutsal yerlerinden biridir. Hindu hacıları buraya günahlarından arınmak için gelir. Ayrıca hindistanda ölen kişilerin külleri ganj nehrine atılır. Bunun nedeni ruhların bu yolla kurtuluşa ereceğine inanmalarından kaynaklanmaktadır. Ayrıca bir Hindu için varanaside ölmek ruhun tekrar tekrar ölmesinden kurtulmasını sağlayan moksha’ya ulaşmasını sağlarmış. 


Ve işte Agra: Agranın en önemli sembolü kuşkusuz tac mahal’dir. Tac Mahal Babür hükümdarı şah cihanın doğum yaparken ölen eşi mümtaz mahal için yaptırdığı bir mezardır. Şah cihan 2 yıl boyunca yas tutmuştur. Odasından çıkmamış ve kimseyle konuşmamış. (Anlatılanların yalancısıyım). Şah cihanın mümtaz mahale duyduğu aşk öyle büyükmüş ki oğlu babasını saraya hapsettiğinde sadece odasından tac mahali seyrediyormuş. Ölünceye kadar odasından çıkmayan şah cihan son nefesini de biricik aşkı mümtaz mahalin mezarına bakarken vermiş. Anlayacağınız tac mahal sadece hindistanın değil aynı zamanda aşkında sembolüdür. Bu cümle bana ait değil. Bir zamanlar bana söylenen bir söz. Tac mahal şu anda dünyanın yedi harikasından biri sayılmaktadır. Ya sizce de öyle değimli bakın bir güzelliğine bembeyaz saf görkemli. Kim aşkının bu kadar saf ve görkemli olmasını istemez ki. Şahsen ben isterim.

Jaipur: Pembe şehir jaipur agradan sonra en çok turist çeken yerdir. Jaipurda gezerken develerin çektiği arabalar, vahşi maymunlarla karşılaşabilirsiniz. Jaipurda heyecan dolu bir gezilerin olacağı şüphesiz. Jaipurun en önemli gezilecek yeri Hava Mahaldir. Yani Rüzgâr Sarayı. Önden 5 katlı arkadan iki katlı olan bu pembe bina kral hanedanlığındaki kadınların ve haremdekilerin ana cadde üzerinde olanları görmesi için bu şekilde inşa edilmiş. Amber kalesi jaipurun diğer görülmesi gereken yeridir. Dik yokuşlara tırmanmanın en kolay ve zevkli yolu ise fil üzerinde yapılacak bir yolculuktur.

Mumbai: Hindistanın istanbulu desem yeridir. Hindistanın en kalabalık şehridir. Hindistanın yeşil çamı bollywood bu kentte yer almaktadır. Gezilecek birçok tarihi ve turistik yeri mevcuttur. Gateway of India, Elephanta Adası, Saint John Kilisesi, Chowpatty Beach, Jain Tapınağı, Asma Bahçeleri, Hacı Âlinin Türbesi, Dobi Ghat bu yerlerden bazıları. Dobi ghat özellikle ilginizi çekebilir. Çünkü burası bir çamaşırhane. Evet, yanlış duymadınız burası bir açık hava çamaşırhanesi. Bir de dabawallah denen bir işçi kesimi vardır. Bunlara aslında kargocu diyebiliriz. Ama bunlar evrak falan taşımıyorlar. Dabawallahlar ev hanımlarının kendi elleriyle yaptıkları ev yemeklerini çalışan didinen eşlerine götüren kargocular. Dabawallahların işi bu yemek taşımak soğumadan doğru kişiye. Mumbai de erkekler ev yemeği yemekten hoşlanıyorlar. Evden taşımak erkeğe zor geliyor olsa gerek böyle bir sistem geliştirmişler. İlginç değil mi


Evet, hindistanın en sevdiğim özelliğine geçme zamanı filmlerine. Hint filmleri çoğu kesim tarafından komik bulunur. Ben o komik bulanların ön yargılı olduğunu düşünüyorum. Acaba kaç kere Hint filmi seyrettiler. Madem komik ve saçma film yapıyorlar neden tarihlerinde 2 Oscar var. Bizde ki Oscar sayısını sorarım size? Dansları müzikleri ile ayrılmaz bir parçadır Hint filmleri. Hele Hintli aktörleri ve aktrisleri söylememe gerek yok. Erkekler çok yakışıklı kızlar ise birbirinden güzel. Sariler makyajlar takılar.. filmleri çarpıcı kılan özelliklerden bazıları.. 


Burada size sunduğum video Shahruhk Khan’ın Om Shanti Om filminden. Bu videoda hindistanın tüm aktör ve aktiristleri sırasıyla sahne almaktadır. Videoda yer alan isimler şöyle: Rishi Kapoor , Subhash Ghai, Karan Johar, Rani Mukherjee, Preity Zinta, Javed Sheikh,Rajesh Kapoor, Arjun Rampal, Zayed Khan, Arbaaz Khan, Dino Morea, Riteish Deshmukh, Aftab Shivdasani, Kajol, Priyanka Chopra, Shilpa Shetty, Lara Dutta, Vidya Balan, Amrita Arora, Juhi Chawla, Saif Ali Khan, Sanjay Dutt, Salman Khan, Tusshar Kapoor,Karisma Kapoor, Tabu, Suniel Shetty, Govinda, Bobby Deol. Ve sayamadığım nice isim var. 

Videonun sonlarına doğru siyah ceket beyaz tshort ile biri Shahruhk ile birlikte barın üzerinde dans ediyor. Yan yana. O dans eden kişi işteee ooof. Neyse pandoranın kutusu açmamak açtırmamak lazım. 

Bu günlük gezimiz de bu kadar. Size ansiklopedik bilgiler de verebilirdim. Ama sadece kendi bilgilerimi vermeyi tercih ettim. Yani bir yanlışım olduysa af ola. Eğer birgün gidersem size daha kesin ve doğru bilgiler vereceğime emin olabilirsiniz. 

Barışla Kalın Hoş Çakalın.

3 yorum:

zapere dedi ki...

Merhaba,okudum veee..bilgilendim. Fakat okuma alışkanlığı belli bir yaş üstüdür çoklukla.Ve bizler gözlüksüz bu işi yapamıyoruz artık. Rica etsem okuma kolaylığı açısından harfleri biraz daha büyük tutabilir misiniz?..İzlediğim blogları web sayfamın SIK kULLANILANLAR sayfasına ekliyorum ben, bu daha izlenebilir yapıyor çünkü. Sizi de ekledim. Günlerinizde mut(umut ve mutluluk) diliyorum..

çiğdemmm dedi ki...

Güzel dilekleriniz için teşekkür ederim. Uyarınızı dikkate alarak bundan sonra yazılarımda büyük puntlar kullanmaya dikkat edeceğimden emin olabilirsiniz. Barışla ve sevgiyle kalın.

YEMEK VAKTİ AYLİN dedi ki...

ne güzel görüntüler bunlar,paylaşımın için çok teşekkür ederim.

Yorum Gönder

Bir kimsenin beni yüzüme karşı medhetmeye hakkı olursa, yüzüme karşı beni tenkid etmeye de hakkı olması lazım
Bu nedenle olumlu yada olumsuz her türlü yorumunuz için şimdiden teşekkür ederim